Mevlana "Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur."
demiş. Bi' şeyler oldu aklıma bu söz geldi, ama nerden geldi hiçbir
fikrim yok. Düşündüm, çocukken ailecek İnciraltı'nda yaptığımız
piknikleri düşündüm.
Ne alaka diyeceksiniz. O zamanlar
İnciraltı'nda piknik yapılabilecek yerin bir tarafı deniz diğer tarafı
da bataklık gibi bi' şey(göl gibi etrafı çevrili ama suyunu denizden
alıyor). İşte biz çoğunlukla gölümsü yerin yanında otururduk. Küçük bir
top da olurdu yanımızda. Kıyıda top oynamak deyince top denize, göle
kaçmazsa olmaz. Eğer kaçan topun peşinden koşmazsan o top uzaklaşır ve sadece yüzülerek ulaşılabilirsin.
Demem
o ki; kalbindekiler diline yansır, ama bence tersi de geçerlidir.
Dilindekiler zamanla kalbine işler. Eğer dilinden çıkanlara hemen tövbe
edersen yüzmene gerek kalmadan topu alabilirsin. Ama tövbe için bekler
isen kulaç atmak zorunda kalırsın. Topun gözden kaybolmasını bekleme,
çok geç olabilir.
